Hiç’lik

Elbette , başa döneceksem eğer , değiştirmek isterdim kimi şeyleri. Yağmur sonrası açan gökkuşaklarının rengini değiştirmek isterdim. Her yağmur sonrası , farklı renk tonlarında gökkuşakları açardı mesela.

Yaprakların rengini değiştirirdim sonra. Bir çoğu mavi renkte olurdu. Mavi ve tonları. Diğerleri ise rengârenk…

Ağaçlar kocaman ve görkemli olurdu. Dandik binalar için yıkılmayacak güçte ve güzel. Hatta ağaçların içinde yaşardık belki de. Renkli kuşlar gibi. Hiç bir zaman bulamayacağımız biraz ‘huzur’ için yollar katetmemize gerek olmazdı o zaman , tatil adı altında. Evimizden gökyüzüne bakmamız yeterdi.

Başa döneceksen eğer , yağmuru ve kokusunu değiştirmezdim ama. Çünkü o zaman ağlayabiliyorum biraz , yalanlara. İnsanların mutluluk , arınma , korunma , inanma , bağışlanma , sevme-sevilme adı altında oluşturduğu bütün yalanlara. En başa döneceksem eğer , değiştirmek isterdim bir çok şeyi. Sen olmazdın mesela. Ben olmazdım. Son kez , öpmek isterdim yanlışlıkla yanağını öpeyim derken öptüğüm dudağın kenarından. Hiç’liğin olduğunu o ana. Hiçlik içinde öpeceğim , hiçlik içinde sarılacak , hiçlik içinde ağlayacak , gülecek.

Tıpkı şimdi olduğu gibi. Hiç’lik içinde.

Ve işte orada görülmemiş gökkuşakların , koklanmamış yağmur toprakların , yere düşmemiş mavi yapraklarım ve dinmemiş yağmurlarım olacak. Ben olmayacağım. Sen olmayacaksın.

Keşke olsaydın ama hiç’lik olacak.

HİÇ.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: