‘O’ ve ‘Bazı İnsanlar’

Kimse kendisini kimseden aşağı görmüyor. Görmemeli de. Ancak bu, aşağılık kompleksinden kaynaklıysa, problemli bir davranış biçimidir. Çünkü bu durumda kişi aslında kendisini gerçekte karşıdaki insandan aşağı görür, ama bunu gizlemek için onu küçümser ya da yok sayar. Yani özünde doğru olan bir davranış biçimi bile bizi yanlış noktalara götürebilir. O zaman önemli olan davranışlarımızın nedenini keşfetmek, yani kaynağa inmektir. Sağlıklı olan davranış biçiminde ise, kişi kendisini kimseden aşağı ya da üstün görmez, ama kimseyi de yok saymaz ve küçümsemez.

Adler, insan olmanın aşağılık duygusuna kapılmak olduğunu hep söyler.

“Aşağılık duygusu ruhsal hayata egemen olur. Bunun, yetersizlik,eksiklik duygularında ve insanlığın sağladığı aralıksız çabalarda sürekli olarak ve açık bir şekilde kendisini ifade ettiğini görürüz… Bireyin aşağılık duygusu, tutturduğu yolun yönünden de belli olabilir.”

Bazı insanlar bir mezar gibidir.

Sizi yavaş yavaş toprağa gömer ve soluksuz kalmanıza neden olurlar. Bu tip insanlar, sizi hemen mezara gömüp, üzerinize toprak atmazlar. Deyim yerindeyse onlar bir bataklık gibi, sizi yıllar içinde yavaş yavaş toprağa doğru çeker ve siz fark etmeden gömerler. Onlar, sizin mezarınız olmuştur. Bu tip insanlarla ilişki halinde olmayı tercih ederseniz, mezara gömülmeye de razı olmuşsunuz demektir. Yapmanız gereken tek şey, mezar insanlardan elinizden geldiği kadar hızla uzaklaşmaktır. Bu tip insanlar ilişki içerisinde başkasına hiçbir şey vermez, bir şey yapmaları için insanları desteklemez, aksine onların kendilerini geliştirme çabalarını baltalarlar.

Dostoyevski’nin bir romanında romanın kahramanlarından birisi şöyle der:

“Dmitri ağabeyim senin için ‘İvan mezardan farksızdır,” der.

Einstein ise, eşi Mileva ile yaşamanın bir mezarlıkta yaşamaya benzediğini ve yalnız oldukları zaman  onunla aynı odada bulunmaktan kaçındığını yazmıştı.

Bazı insanların gözlerinden sevgi ve şefkat fışkırır. Bakışlarında parıltı vardır. Bazı insanların bakışları ise, bir buzdağı kadar soğuk ve ısırıcıdır. Her an sizi ısırmak için bakarlar. Hatta sizi tanımasalar da bu böyledir. Metroda, yolda, markette sizi hiç tanımayan insanların düşmanca bakışlarıyla karşılaşmışsınızdır. Bu kişiler bir mezar gibidirler, sizi bakışlarıyla toprağa gömerler.  “Ne bakıyorsun?” diye küfürler savurarak, hiç nedensiz olarak size saldırabilirler.

Bazı insanlar geçmișe gömülüdür.

Bazı ilişkiler de bir mezar gibidir bazen ilişkinin bir öznesini bazen ise bütün öznelerini yavaş yavaş yutarlar. İlişkiler, insanlara mezar olabilir. İlişkiler, insanların mezarıdır.

Bu dünyada insanı en çok rahatsız eden şeylerden birisi de kötü kokulardır. Ama insan ona da uyum sağlar. Bir insanı alın, bir kanalizasyona koyun. Bir süre rahatsız olduktan sonra konuya uyum sağlar, sanki kanalizasyon değil de bir çiçek bahçesindeymiş gibi kendisini de kandırır. Bir süre sonra ise, kokuyu da duymaz olur. Alışmış, kabullenmiştir. İşte çoğu insanın hayatı da bir kandırmadan ibarettir. O bir ölü gibi kokmaya başlamıştır, ama kendi kokusunu duymaz. Koku yokmuş gibi davranır insanların çoğu. Oysa kendisi de tıpkı çevresi gibi kokmaya, kokuşmaya başlamıştır.

Bunlar ruhsuz insanlardır. Onlardan uzak durunuz...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: