Düş’ünce

İnsan yaşamı boyunca sürekli olarak düşür, düşünür, düşünür…

Düşünmek istemediği zamanlarda bile düşünmek istemediği şeyleri düşündüğünü farkına varır. Elimizde olan bir şey midir? bu konuya henüz varamadım. Defalarca kez düşünmek istemediğimiz şeylerin ortasında buluyoruz kendimizi hatta bazen onları yaşıyoruz. Olmasını istemediğimiz ne varsa düşünmekten kaçtığımız ne varsa hepsi beynimizin içinde. Kurtulmaya çalışmanın yolu ise belki de düşündüklerimiz olumlu ya da olumsuz kabul edip yaşamaktan geçiyordur. Ancak hepsi yaşanılacak şeyler olmayabilir. Bu ne düşündüğünüzle alakalı değişkenlik gösteren bir durumdur.

Bugün beynimin içinde ne kadar çok düşünce hapsettim bilmiyorum.

Fakat en ufak bir sona varamamak bu durum aslında insanı daha da üzen bir durumdur.

Ne, nasıl, neden, niçin? gibi soru cümleleri arasında mekik dokumanın aslında sadece kendime zararı olduğunu kanaatına vardım. Eğer düşünülen şey aşılıp çözülebiliyorsa şayet soru cümleleri kafidir.

Fakat aksi hali zaman kaybı ve içsel dünyaya zarar vermekten başka bir işe yaramadığını belirtmek isterim.

Düşüncelerin içinden çıkamadığımızda beklediğimiz destekler bizi daha da bunaltabilir. Çevrenizde size destek olacak birisi yoksa bu sizi yanlızlığa itecek aslında öyle olmasa bile iç güdüsel olarak öyle hissedeceğiniz, bir süre sonra da depresyona gireceğiniz durumdur.

Çünkü insan “destek” bekliyor. Bu aslında insanlar arasında daha çok “ilgi” olarak adlandırılsa da bazı kesimler bunu destek olarak belirte biliyor. Aslında ikisininde birbirinden farkı yok.

Destek beklerken sizi görmezden gelmeleri ve çok umursamamış olmaları canınızı acıtmasın. Güçlü durmak zorunda olmak buradan geçiyor. Bu tarz durumları desteksiz atlatırsanız aslında siz güçlü bir insansınız demektir. Çünkü tek başına savaştığı duyguları tek başına da üstesinden gelebiliyor olmak herkesin yapabileceği durumlardan değildir. Her insan duygularının altından kolayca kalkamayabilir. Bazı durumlarda güçlüyüm ben desemde bu durum her zaman söz konusu olmayabiliyor.

Bazen güçsüz hissettiğim durumlar da var.

Bunu bu şekilde yazıyor olmak da üzüyor. Fakat insan olmak hep mükemmelliyeti getirmez. İnsan her zaman mükemmel olamaz ve bu olası durum değildir. Çeşitli hatalar, kusurlar insan gibi bir varlıkta bulunacak özelliklerdir.

Güçsüz olmak her zaman fiziki özellikleri barındırmaz, insanın duygularının altında da ezildiği ve üstünden kaldırıp atamadığı duyguları vardır bu da güçsüzlük olarak nitelendirilebilir.

Bir çok şeyin üstesinden tek başıma geldiğim bu zamanda, bugün düşüncelerimin altında kaldığımı fark ettim. Tüm soru cümleleriyle savaştım.

Yukarıda destekten bahsetmiştim, işte bugün o boşluğun altında biraz daha ezildiğimi fark ettikten sonra her şey bana daha da zor hale geldi.

İnsan ne yapacağını bilemediği zamanlarda yaşıyor ne yaşıyorsa. Üzülüyor, kırılıyor. Fakat bunları hep kendi başına yaşıyor. Hayattan zevk alamamanın sanırım en yalın halini anlattım sizlere. Aslında hayattan alınacak ne çok zevk varken dört duvar içine sıkışmış bir insan ve o insanın beyninde ki soru işaretleriyle çevreden göremediği desteği anlattım.

Şimdi sizce,

Bu insan güçlü mü?

Yoksa, güçsüz mü?

Sevgilerimle…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: