En çok “biz”

Yüzünüzü güldüren hiç bir sırtını dönme diyor Paulo Coelho. Ben seni düşündüğümde tüm yerküreye bahar geliyor, içimde kuşlar cıvıldıyor, hayat toz pembe olmasa da içinde sen olduğun için en güzel renklerine bürünüyor. Ne çok duygu var sana biriktirdiğim. Bir senedir hayatımda var oluşunun bana vermiş olduğu mutluluğun tarifi imkansız.

Kalın telli saçların, uzun kirpiklerin ve kokun.

Dehşet mutlu, dehşet enerjik ve dehşet sevimli bir şeye dönüşüyorum seni düşlerken ve bu beni korkutuyor. Sonrası ise dipsiz kuyu. Yalnız başıma seni düşlememin vakit kaybı olduğunu bilmek, senin bana uzak olma gerçeği canımı acıtıyor. Sana o taraftan bakarsam düşerim ve bir daha toparlanamamaktan korkuyorum. Ne çok korku var.

Tüm bu korkuların içinde seni en güzel yere taşıyan bir kalbim var. Bazı ve düş kırıklıklalarımın yanı sıra gerçekleşen hayallerim var benim.

Sen gibi,
Seninle bir olmak gibi…

Vefayla , bağlılıkla ve tutkulu bir aşkla yanına konumlanırmışım gibi geliyor.

Sonra ansızın esen bir rüzgarla sertçe kapı kapanıyor. Hüzün, bağırışmalar, kalp kırıklıkları hepsi kapının kapanmasıyla bizi içine alıyor. Bir süre kendimizi oraya ait hissediyoruz kapıyı zorluyoruz ve çıkamıyoruz.

Çözüm yolları ararken birimizden birimiz bir şeyleri feda etmeyi göze alıyoruz, içimizde ki kırıklıklarla dışarıya çıkmayı başarırken bir taraf daha çok yara almış olarak çıkıyor. Çözümü bulan en çok yarayı alandır.

Dışarıda hava günlük güneş oysa biz seninle kış ayını severiz. Belki kış ayı bahane, ben ellerimi ısıtmanı seviyorum.

Tüm bunlar çölde şemsiyen, karda şapkan, yağmurda patır kütür yürüyüşünmüş. Yağmur yağarsa da kurulanırız yağmur bize bi şey yapmaz. Çok yaşa.

Hem daha,

Seninle çekilecek fotoğraflar,
Seninle olacak mutluluklar,
Seninle dinlenecek müzikler,
Seninle olacak gülümsemeler,
Seninle yapılacak yolculuklar,
Seninle bakılacak gökyüzü,
Seninle ıslanılacak yağmurlar,
Seninle izlenilecek filmler,
Seninle geçirilecek bir ömür var bende.

Gördün mü yine yaşadıklarım sınırını bilmedi. Sen ile benden neler neler yarattım. Kusura bakma, düşler gerçek hayatın sınırlarını sevmez. Bir süre içimde tamamen bu yarı yalan-yarı kurmaca, yarı gerçek dünyadan ayrılmayı planlıyorum. Seninle gerçek hayata ihtiyacım var artık zamanı geldi. Ama yerkürenin görüp görebilceği en güzel düşler için teşekkürler. Ben çok zamandır bu kadar mutlu hissetmemiştim.

Sanki dünyanın olası bütün mutluluklarını seni düşlerken tatdım.

Diyorsun ya,

Bir seni, en çok seni.

En çok, “bizi.”

Sevgilerimle, sevgilim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: